17 Eylül 2013 Salı

Türkiye'de Nobel Saplantısı



Aralık 2011'de Radikal gazetesinde yayınlanan haber, Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde beyin cerrahı olan ve laboratuvarında beyin tümörü olmak üzere çeşitli konularda araştırma yapan Murat Günel'in Türkiye'nin genetik araştırmaların üssü olacağına dair açıklamalarına yer veriyor. Üsse iniş yapıyoruz ve haberde şu paragraf ile karşılaşıyoruz:


Radikal'e göre Dr. Günel, ''ekibiyle birlikte insan genetik şifresini oluşturan DNA hücrelerindeki proteinleri kodladı''. Bu kadar potpori ancak Hülya Avşar Şov'da veya 90'ların yılbaşı televizyon programlarında olur.
DNA hücresi terimi, biyoloji tarihinde görülmemiştir. Yazmaya utanıyoruz, DNA, hücre çekirdeğinde bulunan bir moleküldür.
DNA'nın ekson denilen kesitleri, hücredeki proteinleri kodlar. Proteinler, Dr. Güner ve ekibi tarafından değil, DNA tarafından kodlanmaktadır.
Dr. Güner ve ekibi, bu kodu 'okuyabilirler'.

Son olarak, Türkiye'de medyanın kanayan yarası, 'Nobel' takıntısına değinelim.
Yurt dışındaki her Türk bilim insanına 'Nobel getirecek!' beklentisi yüklenmemelidir, Nobel ödülü almadan da çok önemli bilimsel işler çıkartılabilir. Haberleri 'DNA hücrelerindeki proteinleri kodladık' diye yazıp, yolda gördüğünüz her bilim insanına 'onu geç de....ya peki Nobel?' diye sormak, hali hazırda yaptıkları güzel işleri malesef doğru aktaracak kadar bile önemsemediğinizi gösterir. Dr Günel, adının Nobel ile anılmasına (anılmıyor) bahsedildiği gibi mütevazi bir gülümseme ile değil, tahminen Bengay tedavisi gerektirecek kadar gergin ve zorlama bir gülümsemeyle yanıtlamıştır.





1 yorum:

  1. Sayın Prof. Çapa Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra 1990'da ABD'ye gitmiş. Turgutlu'daki doğum tarihi 1976. Bence asıl önemli olan şey bu iki tarih aralığında gizlenmiş haberde. Hoca, doğumundan itibaren toplam 14 seneye sığdırmış tıp dahil tüm eğitimini. Bu başarıda Hoca'dan fazla emeği olan habercileri kutlamak gerek!

    YanıtlaSil