20 Mayıs 2012 Pazar

Üzerinizdeki Ölü Toprağını, Naftalin ile Atın


Bugünkü konuğumuz, Radikal gazetesinin 4 Mayıs 2012’deAzerbaycan’ın Naftalan bölgesindeki şifalı petrol tesisleri ile ilgili yaptığı bilim haberi.


Haberin bilimsel içeriğini tartışmadan önce, genel okuyucu gözü ile haber resmini değerlendirelim. Bize sağlık ve şifayı çağrıştırması gereken bu resimdeki göze çarpan ilk öğe, katrana bulanmış bedeni abanoz rengini almış, mezara yığılırmışcasına küvete yerleştirilmiş yaşlı bir adamcağız. Adeta bir spa tesisinin resmine değil de,  küvete bırakılmış bir Abakanowicz heykeline bakıyoruz. Canlılık ve yaşam enerjisinden çok, hareketsizlik ve ölümün resmi çekilmiş. Her bilim haberine yapıldığı gibi, bu habere de bir çift-sarmal DNA resmi konsaydı, belki daha bile iyi olurdu.
Gelelim habere:
‘’Azerbaycan'ın ikinci büyük kenti Gence'ye 50 kilometre uzaklıktaki Naftalan kentinde, bölgeye özgü yanıcı olmayan “Neft” adı verilen bir petrol türü, dünyanın dört bir bölgesinden gelen hastalar tarafından şifa amacıyla kullanılıyor.[…] merkezde başta sedef olmak üzere cilt hastalıkları, kulak-burun-boğaz ve diş hastalıkları, cerrahi operasyon aşamasına gelmemiş bel fıtığı vakalarının petrolle yapılan fizik tedavi ve masajla iyileştirildiğini ifade etti.’’
Belli ki, Azerbeycan’da açılan bir şifa tesisi, Türkiye’de reklamını yapmak istiyor, Türk gazeteleri bilim sayfalarının ne üfürülse bastığından da haberdar. 
Naftalan bölgesinde düşük kaliteli petrolden bolca olduğu ve sedef hastalarının uğrak noktası olduğu doğru. Bunun sebebi, Neft petrolündeki %50 seviyesine varan naftalin hidrokarbonu –ki evet, evlerimizde kullandığımız naftalinin aktif maddesi. Naftalin, sedef ve romatizma hastalıkları için geleneksel olarak terapi amaçlı kullanılıyor. Hastaneye gittiğiniz zaman doktorun size naftalin banyosu yazmamasının sebebi ise, bu maddenin aynı zamanda yüksek derecede kanserojen olma ihtimali. Bu bağlamda, evdeki naftalin banyosu ile yetinmeyip Naftalan’a gitmek isterseniz, sedef hastalığınızdan kurtulup cilt kanserine yakalanabilirsiniz ki bu da bir kişisel tercih.
            Bu arada, tesiste diş eti hastalıklarından kısırlığa, uygulanan tedavilerdeki başarı oranının yüzde 95'lere vardığı, yani aspirin ile başağrısını geçirmedeki tedavi başarısından yüksek olduğu da gözümüzden kaçmadı. Umarız bu prosedürdeki detayları, Naftalan bölgesinde yakın zamanda düzenlenecek olan bir tıbbi kongrede dinleriz.
‘Merkeze gelenlerin rahatsızlıklarının derecesine göre küvetlere doldurulmuş petrolün içerisinde 10 dakika kaldığını anlatan Ari, 8-10 seans süren uygulama sonucunda tedavide başarının yüzde 95'lere ulaştığını öne sürdü.’

2 yorum:

  1. Bir katkı : “Neft” adı verilen bir petrol türü... Neft zaten Rusça ve Azerbaycan Türkçesinde petrol anlamında gelmektedir :)

    YanıtlaSil
  2. evet, sanırım yunanca'dan geliyor kökü (nafta). Pek bilmiyorum petrol endüstrisini ama, sanırım buradan çıkan petrole özellikle neft petrolü deniyor. Teşekkür ederim, azericede ve rusçada direkt neft olarak kullanıldığından haberdar değildim.

    YanıtlaSil