3 Haziran 2012 Pazar

İki kaşık beyin, bir paket abartma tozu


''Eğer yüksek zekanızın anne-babanızdan geldiğini zannediyor veya aptallığınız için onları suçluyorsanız, biraz haklı olabilirsiniz. Ancak bu onların sizi nasıl büyüttüklerine bağlı değil. Tersine, bilim insanlarının yaptığı bir araştırma zekanın tek bir gene bağlı olduğunu gösterdi.''
Aptal olduğunu düşünen ve bunun için anne-babasını suçlayan bir insan (gerçekten varsa), bu haberden sonra haklı çıktığına sevinmeli mi yoksa birkaç kutu Pasiflora içerek sakinleşmeli mi karar veremiyorum. NTVMSNBC 16 nisan 2012'deki bilim haberiyle, zekanın yetiştirilme tarzı ile alakalı olmadığını, tamamen genetik olduğunu, üstelik kalıtımının tek bir gene dayandığını iddia ediyor ve kötü bilim haberciliği av mevsiminde bizim için yaz sezonunu açıyor. Girizgahta verilen bilgilerin tamamen yanlış olduğunu, yapılan araştırmadan bu sonuçların kesinlikle çıkartılamayacağını belirterek başlayalım.
Bir kalıtımsal özelliğin tek bir gene indirilebilmesi, hem kalıtımda hem de fenotipte çok keskin çizgiler getiriyor. Zekanın böyle birşey olmadığını, toplumda dağılım olarak büyük bir farklılık gösterdiğini, üstelik zekanın tam olarak ne olduğunu tanımlamanın da çok zor olduğunu, farklı türleri olduğuna dair teorileri biliyoruz. Bu, sadece zeka için geçerli değil. Uzun bir süre bilim dünyası, insanlarda boy farklılığının altında yatan genleri belirlemeye çalıştı. Yüzlerce aday gen bulundu, bunların hiçbirinin uzun veya kısa olmayı yüzde 1-2'nin üzerinde etkilemediği ortaya çıktı. Zeka ve boy gibi fenotiplerin, belirli bir kalıtım mekanızmasını olduğunun farkındayız, fakat kalıtımı bir veya birkaç gene indirgeyebilmiş değiliz. Muhtemelen yüzlerce genden her biri ufak katkılar sağlıyor, gelişimsel süreçte çevresel faktörler de rol oynuyor.
''...zekanın tek bir gene bağlı olduğunu gösterdi.'' gibi iddialı bir girişle haberi abartıp dikkatimize sunan NTVMSNBC ise, haberin devamında da bilimsellik meşalesini elinden bırakmıyor:
''Söz konusu gen değişikliği, IQ puanını 1.29 puan artırabildiği gibi, ortamala bir beynin hacmini yüzde 0.58 artırabiliyor. Bu da yaklaşık iki çay kaşığı kadar ekstra beyin gücü anlamına geliyor.''
Beyin gücünün, beygir gücü gibi bir konsept olarak yansıtılması ve çay kaşığı ile ölçülmesi, Türkiye'de bilimin halka indirilmesi için doğru bir adım gibi gözükse de, bilim elitistleri olarak 'olmamış' diyor ve avımızı gururla asıyoruz.




8 yorum:

  1. Selam Aysu,

    Montreal'de Neuroscience üzerine çalışmaktayım ve bu yazını okumaktan inanılmaz keyif aldığımı belirtmek istedim. Haber olmayan haberler olduğu sürece yazılarını takip etmeye devam edecegim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim, neuroscience'çıysna özellikle bu haber seni çileden çıkartmıştır diye tahmin ediyorum..

      Sil
  2. Bu yazı benim listemdeydi. NTV Bilim gene döktürmüş :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. NTV Bilim rakiplerine göre yine en derli toplu gibi duruyor ama inanılmaz hatalar var.

      Sil
  3. Daha sık yazmanız dileğiyle, tebrikler!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler, vakit oldukça, malzeme çok, yetişemiyorum.

      Sil
  4. Tesadufen denk geldigim bu blogun muptelasi oldum... Zaytung'la yarisir kalitedeki tespitlerinizi severek izliyoruz! Tebrikler...

    YanıtlayınSil